İhlas Nedir? Dinde İhlas!

Şeytan yalnızca, Allah’ın (c.c.) ihlasa erdirdiği, ihlas sahibi müminler karşısında çaresiz kalır.

İhlas’ın anlamı, içtenlikle inanmak, dinde samimiyet ile bir şeyi temiz bir hale getirmek demektir.

İhlas; temiz kalpli, Allah (c.c.) rızası için yaşayan, riyakar olmayan, mal mülk peşine düşmeyen, şirk koşmayan, içten ve samimi bir sevgi ile İslam’a bağlılıktır.

İslam inancında Allah (c.c.) için yapılan ibadetlerde riyadan uzak durarak yapılan şeyi sadece ve sadece Allah (c.c.) rızası gözeterek yapmak, yalnızca Allah’a ibadet etmek esastır. Bunu yalnızca ihlas sahibi kullar samimiyetle yapabilir.

Kalbî bir amel olan ihlas, aynı zamanda ruhani bir davranıştır. Can-ı gönülden yaşanılan inanç ve tevhid, temizliğin ve kalp sağlamlığının da bir delilidir aynı zamanda.

Yalnızca Allah’a (c.c.) kulluk etmek, imtihan olunulan dünya hayatı boyunca Allah’a (c.c.) kul olabilmek her Müslümanın var olabilmesi için gereklidir. Bu da ancak ihlas sahibi olunduunda mümkündür.

Yalnızca Allah (c.c.) rızasını arayan ve gözeten ihlaslı kullar, Cenab-ı Hakk’ın emir, istek ve ihsanlarının dışında her şeye karşı kapalıdır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.); 
"Dini hayatında ihlâslı ol, az amel yeter." buyurmuştur.
(Münavi, Feyzul Kadir, I, 216)

Saf ve içten bir inanca sahip olan insanlara bahşedilen ihlas, ibadeti sınırsızlaştırır. İhlas, azları çok eder, sığları derinleştirir, iç huzurun temelidir.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.); 
"Her zaman amelleriniz de ihlâsı gözetin, zira Allah,
sadece amelin hâlis olanını kabul eder."buyurmuştur.
(Münavi, Feyzul Kadir, I, 217)

İhlaslı Kullar Karşısında Şeytanın Hali!

Hz. Adem (a.s.) yaratıldığı zaman, Allahuteala (c.c.) meleklerin Hz. Adem’e (a.s.) secde etmesini istemiştir.
Şeytan, Allah’ın (c.c.) bu emrini kibrinden dolayı yerine getirmemiş, Allah’ın (c.c.) emrine karşı gelmiştir.

Şeytanın adeta şirk koşan, Allah’a (c.c.) karşı geldiği bu itaatsiz tavrı ve enaniyeti onu fıska düşürmüştür. Bunun üzerine fasık şeytan Cennet’ten kovulmuştur.

Şeytana kıyamet gününe kadar mühlet verilmiştir. Şeytan da bu durumu insanların Allahuteala’ya (c.c.) isyan etmelerini sağlamak uğruna her türlü şeyi yaparak yaşayacaktır. Şeytan insanların büyük bir çoğunluğunu saptıracağına ve azdıracağına yemin etmiştir.

Fakat insanları kandırma konusunda kendinden çok emin olan şeytan, yine de Allah’ın (c.c.) bazı kullarını saptıramayacağını itiraf etmiştir;

“İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, and olsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.”
Hicr Suresi, 39 – 40. Ayetler

Şeytan yalnızca, Allah’ın (c.c.) ihlasa erdirdiği, ihlas sahibi 
müminler karşısında çaresiz kalır.

Kur’an’da Dinde İhlas Ayetleri

“Ey Âdem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi… İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi).”
A’râf Suresi, 26. Ayet

“Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdükleri ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah’a halis kılarak: «Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız» diye Allah’a yalvarırlar.”
Yûnus Suresi, 22. Ayet

“Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na has kılarak (ihlâsla) Allah’a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah’a) ortak koşmaktadırlar.”
Ankebût Suresi, 65. Ayet

“Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah’a has kılarak (ihlâsla) O’na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim âyetlerimizi, ancak nankör hâinler bilerek inkâr eder.”
Lokmân Suresi, 32. Ayet

“(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah’a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.”
Zümer Suresi, 2. Ayet

“De ki: Bana, dini Allah’a hâlis kılarak O’na kulluk etmem emrolundu.”
Zümer Suresi, 11. Ayet

“Haydi, kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah’a, Allah için dindar ve ihlâslı olarak dua edin!”
Mü’min Suresi, 14. Ayet

“O daima diridir; O’ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O halde dinde ihlâslı ve samimi kişiler olarak O’na dua edin. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” 
Mü’min Suresi, 65. Ayet

“Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.” 
Beyyine Suresi, 5. Ayet

İhlâs Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 4 âyettir. İhlâs, samimi olmak, dine içtenliklebağlanmak demektir. Allah’a bu sûrede anlatıldığı şekilde inanan, tevhit inancını tam anlamıyla benimsemiş, ihlâslı bir mü’min olacağı için sûre bu adla anılmaktadır.

Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
De ki: “O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.) Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”


Bir önceki yazımızda İhlas Suresinin Okunuşu, Meali ve Önemini anlattık.
İlgili diğer yazılardan bir kısmı;
Şeytanı Uzaklaştıran Mübarek Dua; Ayet-el Kürsi
Riyakarlık ve Riyadan Uzak Durma
İnsanın Yaratılışı!
Kafirun Suresi Anlamı, Okunuşu ve Önemi
Tesbih Çekmenin Faziletleri
Dinden Dönme – İrtidat
Kafirlere İtaat Etmek

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.