İslamiyet’te Sabrın Önemi

Sabır

Zorlu koşullar karşısında, kaza, bela ve musibetlere karşı cesaretini ve sakinliğini yitirmeden metanetli olma durumuna sabır denir.

Bu şekilde direnç gösteren kişi de sabırlı insandır. Sabırlı insanlar, tüm aksiliklere ve tahriklere rağmen morallerini bozmadan, metanetli hallerini yitirmeden yollarına devam eden ya da beklemesini bilen kişilerdir.

Sabırlı Müslüman

Müslümanların tüm yaşamlarında en çok ihtiyaç duyacakları erdem sabırdır. Bir Müslüman tam anlamıyla iman etmek ve o imanını korumak istiyorsa sabırlı olmalıdır. İslam tarihi de bunu gösteren örneklerle doludur.

İslâmiyet’in 13 yıl boyunca süren Mekke döneminde en belirgin olan özellik şüphe yok ki sabırdı. O dönem Müslüman olanlar sabır vasfına sahip oldukları için, İslamiyet’i seçtikten sonra karşılaştıkları zorluk ve zulümlerle mücadele edebilmişlerdi. Maruz kaldıkları her türlü güçlük, baskı ve işkence karşısında dahi imanlarını korumak için tüm benlikleriyle mücadele etmişlerdi. Onların verdiği bu benzersiz iman mücadelesinde de sabır en büyük vasıfları olmuştu.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) kendisine “İman nedir?” sorusunu yöneltildiği zaman “Sabırlı ve hoşgörülü olmaktır.” buyurmuştur. (İbn Hanbel, IV, 386.) Sabırlı olmanın iman üzerindeki etkisi ve yapıcılığı işte bu denli çoktur.

Abdullah b. Mes’ûd (r.a.) da sabrı imanın yarısı saymıştır. (Hâkim, Müstedrek, IV, 1374 (2/446).)

Hz. Ali ise sabrı, “vücuttaki başa” benzetmiştir. Hz. Ali (r.a.) için; bir vücudun başsız yaşayamayacağı gibi, Müslüman’ın da imanını kemale erdirmesi sabır olmadan mümkün olamaz. (Abdürrezzâk, Musannef, XI, 469.)

Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Sabır, ancak (musibetin) ilk başa geldiği anda (olmalı)dır.” buyurmuştur. (Buhârî, Cenâiz, 31.)   Yani asıl olan; sıkıntı ile ilk yüzleşildiği anda sabretmektir. Mü’min yarasının acısı daha sıcakken sabırlı davranabilmelidir.

Sabır, hem günaha girmemek hem de ibadetleri devamlı bir şekilde yerine getirebilmek açısından da çok önemlidir. Müslüman bir kişi, Allah’ın (c.c.) kendisine farz kıldığı tüm ibadetlerini yerine layıkıyla getirebilmek için sabırlı olmalıdır. Özellikle devamlılık gerektiren ibadetlerde sabır çok çok önem arz eder.

 

Ayetler ile Sabır

“Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah’a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.”

                                                                                                            Bakara Sûresi, 45. Ayet

 

“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.”

                                                                                                         Bakara Sûresi, 153. Ayet

 

“Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Yüreğimizi sabırla doldur; bize direnme gücü ver; kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.”

                                                                                                          Bakara Sûresi, 250. Ayet

 

“Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”

                                                                                                     Âl-i İmrân Sûresi, 200. Ayet

 

“Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah’ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.”

                                                                                                            En’âm Sûresi, 34. Ayet

 

“Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.”

                                                                                                                Hac Sûresi, 35. Ayet

 

“Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.”

                                                                                                         Lokmân Sûresi, 17. Ayet

 

“O halde (Resûlum),peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme, onlar vâdedildikleri azabı gördükleri gün sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu, bir tebliğdir. Yoldan çıkmış topluluklardan başkası helâk edilir mi hiç!”

                                                                                                             Ahkâf Sûresi, 35. Ayet

 

“Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.”

                                                                                                             Beled Sûresi, 17. Ayet

 

“Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”

                                                                                                                 Asr Sûresi, 3. Ayet

 

“(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki, “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir.”

                                                                                                            Zümer Sûresi, 10. Ayet

 

Sabır ile İlgili Bazı Hadis-i Şerifler

“Müminin silahı sabır ve duadır.” (Deylemi)

“En şiddetli bela sabrın az olmasıdır.” (Deylemi)

“İmanı en üstün olan; sabırlı, cömert ve hoşgörülü olandır.” (Deylemi)

“Kıt kanaat geçinecek kadar az rızka sabredenlere müjdeler olsun.” (Deylemi)

“Hakk Teâlâ, sevdiği kulu dertlere müptela kılar, o da sabrederse, ondan razı olur.” (Deylemi)

“Kötü komşunun eziyetlerine ölünceye kadar sabredeni Allah ü Teâlâ sever.” (Hâkim)

“En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.” (Tirmizi)

“Allah ü Teâlâ, sabredeni sever.” (Taberani)

“Yemin ediyorum, uğradığı zulme sabredenin Allah ü Teâlâ şerefini arttırır.” (Taberani)

Bir önceki yazımızda İnsanın Yaratılışı konusunu ele aldık.

 

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.