Kul Hakkı Yemenin Hükmü

Nasıl ki insanoğlunun üzerinde Allah’ın (c.c.) hakları varsa, kulların da birbiri üzerinde hakkı vardır. Allahu Teala (c.c.) her kuluna nimetler bahşettiği gibi haklar da bahşetmiştir. Allah’ın (c.c.) insanlara verdiği haklara yönelik yapılan haksızlık da cezayı ve karşılığı hak eder.

“Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, nâmusu veya malıyla ilgili
bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyâmet günü
gelmeden evvel o kimseyle helâlleşsin. Yoksa kendisinin sâlih amelleri var
ise, yaptığı zulüm miktârınca sevaplarından alınır, (hak sâhibine verilir.)
Şayet iyilikleri yoksa, zulüm yaptığı kardeşinin günahlarından alınarak
onun üzerine yükletilir.” 
(Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk 48)

Allahu Teala (c.c.) kullarına her zaman tövbe etmelerini, kendisine karşı işlenen günahlar ve yapılan hatalar için af dileyeni affedeceğini bildirmiştir. Fakat kul hakkını bunların dışında tutmuştur. Kul hakkı ile ilgili hususları ve bir kulun hakkına girilmesinin affını yine kula, hakkı yenenin vicdanına, iradesine bırakmıştır. Bir kişi diğer bir kimsenin hakkına girdiği zaman bunu affetmeyi Allah (c.c.) kuluna bıraktığı için de hakkına girilen kişiden helallik alınmasını zorunludur.

Yalnızca bu durum dahi kul hakkının ne denli önemli ve sanıldığından çok daha hassas bir husus olduğunu idrak etmeyi sağlar.

Bir kişinin canına ya da malına zarar vermek hatta zarara teşebbüs etmek, şahsiyetini ya da namusunu lekeleyecek herhangi bir söz söylemek ya da davranışta bulunmak, bir insanı aldatmak, kandırmak, rüşvet alıp vermek, borcunu geç ödemek, birisini korkutmak ya da üzmek gibi birçok husus kul hakkını ihlal etmektir.

Kul hakkı elbette bunlarla sınırlı değildir. Örneğin; bir topluluğun yahut toplumun ortak haklarını, ortak mallarını gasp etmek de kul hakkına girmektir. Devletin herhangi bir biriminde toplumun en ufak bir hakkının ya da malının gasbı, rıza verilmeyecek şekilde uygunsuz kullanımı da kul hakkına girmektir. Hatta bu haksızlık çok daha büyük bir vebali getirir, çok daha tehlikelidir. İslamda kul hakkına girenin, hakkına girdiği kimseden helallik alması gerekir. Fakat bu gibi durumlarda kişi ya da kişiler pişmanlık hissedip helallik isteyecek olsa tüm toplumdan helalleşecek muhatapları bulması mümkün değildir.

“Bir kısım insanlar, Allâh’ın mülkünden haksız bir sûrette 
mal elde etmeye girişirler. Hâlbuki bu, kıyâmet günü onlara 
bir ateştir, başka bir şey değil.” 
(Buhârî, Humus, 7)

Kul hakkı yemek çok ince bir çizgidir. Müslümanlar din kardeşlerine karşı çok özenli olmalı, kul hakkı yemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu unutmamalıdır. Bir başkası hakkında herhangi bir şahsi yorumda bulunmak dahi hakka girilmesine sebep olabilir. Kul hakkına girmeye çekinen bir mümin, diğer insanlarla tartışmaya girmemeye, onları üzüp kırmamaya çabalar. Başkalarının en ufak bir hakkını yok saymak söz konusu dahi değildir.

“Bir müminin kalbini kırmak, 
70 defa Kâbe’yi yıkmaktan büyük günahtır.”

Kul Hakkı ile İlgili Ayetler

“Hakkı bâtılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.” 
Bakara Suresi, 42. Ayet

“Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin”
Bakara Suresi, 188. Ayet

“Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.”
Nisâ Suresi, 9. Ayet

“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.”
Nisâ Suresi, 29. Ayet

“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.  Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.  Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?”
Mutaffifîn  Sure, 1 – 6. Ayetler

“Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
Rûm Suresi, 38. Ayet


İlgili yazılarımızdan bazıları;
Din Kardeşliğinin Önemi
İnsanın Yaratılışı!
Güven Toplumu; Daru’s Selam
Kur’an-ı Kerim’de “Ahlâk”
Kur’an’da Haset ve Kıskançlık
İslamiyet’te Sabrın Önemi
İslam ve Tasavvuf
Cennetle Müjdelenen Ameller
Şeytanı Uzaklaştıran Mübarek Dua; Ayet-el Kürsi
İhlas Nedir? Dinde İhlas!

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.