Kur’an-ı Kerim, Ahirete Hazırlık ile İlgili Neler Söylüyor?

Ahirete Nasıl Hazırlanılır?

Allah Teala (c.c.) kullarını bu dünyaya bir imtihan üzerine yollamıştır ve insanların esas dünyası aslında ahirettir.

Ahirete hazırlanmak ve ahiretteki esas yaşantımızı güzelleştirmek de yine bu dünyada gerçekleştirebileceğimiz bir şeydir. Bu dünya ahirete yatırım yapmamamız için bir yoldur aslında.

Müslümanlar yaşamları boyunca unutmamalıdırlar ki bu dünya hayatı geçicidir. Geçici olan bu hayatı yaşarken karşılaşılan zorluklara göğüs gerebilmek, sabırların zorlandığı anlardan salih bir şekilde çıkabilmek için müminler gerçek hayatın ahiret hayatı olduğunu hatırlamalı ve Allah (c.c.) rızası için tevekkül, sabır ve teslimiyet duygularını içlerinden kaybetmemelidir.

Ahirete doğru şekilde hazırlanmak isteyen Müslüman bilmelidir ki Kur’an’ı sadece okumak değil, bilmek, öğrenmek, anlamak, tefekkür etmek ve murakabeyi hayatın temeline oturtmak gerekir. Bu dünyayı Allah’ın (c.c.) buyruklarına uyarak yaşamak gerekir ki bu yüzden de Kur’an’ı anlamak şarttır. Mümin Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlar, Allah’ın (c.c.) Resulü Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) yaşamını, sünnetlerini önemserse doğru yoldan çıkmamak ve ahiretini kurtarmak için elinden geleni yapıyor demektir.

Hayatını Allah (c.c.) rızası için yaşayan, hayatta karşılaştığı her durumda Allah’a (c.c.) sığınan, kendisine bahşedilen her şey için Allah’a (c.c.) şükreden, Allah’ın (c.c.) kullarından istediklerini yerine getirmeyi gaye edinen Müslüman, temiz amelleriyle en güzel ahiret hazırlıklarını yapıyor demektir.

Bir müminin ahirete doğru ve düzgün bir şekilde hazırlanabilmesi için yapacağı tek şey Allah’ın (c.c.) kelamı Kur’an-ı Kerim’i bilmektir. Ahiretteki yaşantısını kurtarmak isteyen her Müslüman, bu dünyadaki hayatını Kur’an’ı anlayarak geçirmeli, ona uygun ve Allah (c.c.) rızası için yaşamalıdır.

Kulların unutmaması gereken dünya menfaati önemsizliği. Allah Teala (c.c.) birçok ayet-i kerimesinde Allah’tan (c.c.) korkanların ahiretinin hayırlı olacağını bildirmiştir.

Allah kullarına, hiç bitmeyecek gibi yaşanıp tüketilen bu dünya hayatının aslında ne denli önemsiz ve kısa bir zaman dilimi olduğunu şu ayet-i kerime ile açıkça bildirmiştir;

“Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam
yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.” 

Naziât Suresi, 46. Ayet

Allah’ın (c.c.) kelamı Kur’an’da Allah Teala (c.c.) kullarına kendisini en çok “Rahmân” ve “Rahîm” isimleriyle tanıtmıştır. Allah (c.c.) böylelikle müminlere, sahip olduğu yüce merhameti bildirmiş olur.

Allah’ın (c.c.) Resulü Hz. Muhammed’i (s.a.v.) de “Raûf” ve “Rahîm” olarak anlatmış, böylelikle de peygamber Efendimizin (s.a.v.) çok şefkat ve merhamet sahibi olduğunu bildirmiştir.
Burada kulların anlaması gereken nokta da merhametin önemi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmetinin nasıl merhamet sahibi olması gerektiğidir.

“Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü’minlere (şefkat) kanadını indir.”

Hicr Suresi, 88. Ayet

Allah Teala (c.c.) ilgili ayet-i kerimesinde müminlerin ne kadar merhametli olmaları gerektiğini, birbirlerine karşı da şefkatle yaklaşmaları gerektiğini açıkça bildirmiştir.

Zira “Elhamdülillah Müslümanım!” diyen bir kişinin merhametten yoksun olması düşünülemez. Kâmil bir mümin, başta insan olmak üzere Allah’ın (c.c.) yarattığı hiçbir canlıya merhametsizce yaklaşamaz, davranamaz. Merhamet sahibi bir Müslüman bir canlının acı çektiğini duyarsa buna kulak tıkayamaz ve elinden gelen hiçbir şeyi esirgeyemez. İşte bunlar kulun ahiretini güzelleştirecek şeylerdendir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Müslümanların birbirlerine nasıl yaklaşması gerektiğine dair şöyle buyurmuştur;

“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz,
onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin
Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse,
Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.
Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, 
Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”
(Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yaşamı boyunca Müslümanlara, bu dünya hayatındaki tercihlerin ve davranışların, ahiretlerini nasıl inşa edecek olduğunu her fırsatta anlatmıştır.

“Allah Teâlâ, sizin her birinizle tercümansız konuşacaktır. 
Kişi sağ tarafına bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka
bir şey göremeyecek; soluna bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka
bir şey göremeyecektir. Sonra önüne bakacak, karşısında 
Cehennem’den başka bir şey göremeyecektir. 
O hâlde artık (hiçbir imkânınız bulunmuyorsa) bir hurmanın
yarısıyla da olsa, kendinizi Cehennem ateşinden koruyun. 
Bunu da bulamayan, güzel bir sözle kendisini korusun.” 
(Buhârî, Zekât, 9, 10; Müslim, Zekât, 67, 97)

Ahirete Hazırlık ile İlgili Ayetler

  • “Namazı kılın, zekâtı verin. Önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah’ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.”
    Bakara Suresi, 110. Ayet
  • “Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.”
    Naziât Suresi, 46. Ayet
  • “Daha önce kendilerine, “(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah’tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve “Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!” derler. De ki: “Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah’a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.”
    Nisâ Suresi, 77. Ayet
  • “Ey iman edenler! Rükû edin; secdeye kapanın; Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.”
    Hac Suresi, 77. Ayet
  • “Şüphesiz ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz’da) sayıp yazmışızdır.”
    Yâsîn Suresi, 12. Ayet
  • “Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!”
    Yâsîn Suresi, 59. Ayet
  • “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
    Haşr Suresi, 18. Ayet
  • “O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.”
    Kıyâmet Suresi, 13. Ayet

Bir önceki yazımızda Tebbet Suresinin Önemi, Anlamı ve Türkçe Okunuşunu sizler için kaleme aldık.
İlgili diğer yazılarımızdan bazıları;
Tefekkür Nedir? Tefekkür ile İlgili Ayetler Hangileridir?
Cuma Günleri İçin 10 Sünnet
Murâkabe Neden Hayatımızın Temelinde Olmalı?
Cennetle Müjdelenen Ameller
Kur’an-ı Kerim, Allah Sevgisi İçin Neler Söylüyor?
Tüm Yaşamın En Önemli Anı; “Müslüman Ölmek”
Müslüman Çalışkandır!
Kur’an-ı Kerim Sabretmekle İlgili Neler Öğütlüyor?
Peygamber Efendimize (s.a.v.) Saygının Önemi
Cuma Suresinin Hikmeti ve Türkçe Anlamı
Salât ü Selam Nedir? Nasıl Salavat Getirilir?
Kur’an’da Helaller ve Haramlar!

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.