Riyakarlık ve Riyadan Uzak Durma

“Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını kuşatıcıdır.”
Enfal Suresi, 47. Ayet

Riya ve Riyakarlık Nedir?

Riya, kelime anlamı olarak; kulun yaptığı iyi amelleri zedeleyen veya o amelleri yok eden bir davranıştır. Riya bulaştığı amelleri silip götürür.

Riya samimiyetsizliğin ismi, doğru amellerin düşmanı, iyilikleri boşa çıkartan, güvenleri sarsan ve insanı değersizleştiren oldukça kötü bir olgudur.

Dinimiz ihlas dinidir. İslamın özünde samimiyet vardır. İhlas ile riya birbirine tamamen zıttır.

İslamın ihlası, Müslümanlığı, inanç ve itaati, kul olmayı yalnızca ve yalnızca Allahuteala’ya (c.c.) has kılar.
Hem sözlerde, hem yapılan işlerde, tüm amellerde sadece Allah’ın (c.c.) rızasını gözetme esası ihlastır.
Yapılan bütün ameller, söylenen bütün sözler ve gerçekleştirilen tüm işler riyadan tamamen uzak olmalıdır. Eğer ki herhangi bir amele riya ve gösteriş karışırsa o amel riya ile kirlenmiş ve dolayısıyla da tüm anlamını yitirmiş olur.

İslamiyet’in ihlasından uzak olan her amel, anlamsız ve yararsızdır.

Riyanın bulaşıp da zedelediği tek şey sadece ameller de değildir. Müslümanların tüm insan ilişkilerinde, eşiyle, ailesiyle, dostuyla, akrabası ya da komşusuyla olan tüm münasebet ve sohbetlerinde de samimi olması gerekir.

“Ben Müslümanım” diyen bir kişi ilişkilerine kesinlikle riya karıştırmamalıdır. Eğer ki kul her işi ve hareketi Allah (c.c.) rızası için yapıyorsa işte ancak o zaman yaşamının her alanında ve her yönden samimi olabilir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Ashab-ı Kiram’la muhabbet ettiği bir esnada; 
“Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirktir.” buyurmuştur.
Bunun üzerine Ashab-ı Kiram “Ya Resûlullah! Küçük şirk nedir?” diye
sormuştur. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) da;
Küçük şirk, riyadır. Başkalarına gösteriş için ibadet yapmaktır.
Allahuteâla, kıyamet günü herkesin amelinin karşılığını verirken,
insanlara gösteriş için ibadet yapanlara: “Ey Riyakârlar!
Dünyada kendileri için gösteriş yaptığınız kimselere gidin.
Bakın bakalım onların yanında size verecekleri bir şey bulabiliyor
musunuz?” der." buyurmuştur.

Yüce Allahuteala’ya (c.c.) karşı küçük şirkte bulunan riyakar insanlar, her şeyi gösteriş için yapanlardır. Böyle insanlar paralarını gösteriş için harcarlar, gösteriş için yardım ederler. Yaptıkları her amelleri başkaları için, riya içinde gerçekleştirirler.

“Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.”
Nisâ Suresi, 38. Ayet

Güzeli çirkin yapan bir hastalık olan riya, insanı küfre ve nifaka da düşürür. Tayyibi halis yapan bu olgu, riyakar insanların fıska düşmesine ve de başkaları için yaşayarak Allah (c.c.) rızasını gözetmemesine neden olmaktadır.
Riya, Allah’tan (c.c.) başkasının sevgisini ya da takdirini kazanmak için amelde ihlası terk etmektir.

“Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.”
Bakara Suresi, 264. Ayet

İnsanlar riyaya yalnızca yardım, insan ilişkileri, harcamaları ve hareketleri ile kılık kıyafetlerinde yapmazlar. Riya öyle bir şeydir ki, riyakar insan kendisine farz olan ibadetleri bile gösteriş için yapar.
Allah’ın (c.c.) kendisine farz kıldığı, yapmakla yükümlü olduğu ve yaparken de sadece Allah (c.c.) rızasını gözetmesi gereken ibadetleri başkaları ve bencillik uğruna gerçekleştiren insan riyanın en kötü hali içerisindedir.
Allah’a (c.c.) karşı haddini aşarak kendisinin mutlak kurtuluşuna mani olan riyakarlar, Allahuteala’nın (c.c.) kabul etmeyeceği bir durumdadır.

“Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.”
Nisâ Suresi, 142. Ayet

İnsan Neden Riyakar Olur?

İman zafiyeti olan, takdir edilme arzusundan gözü kör olan, menfaat elde etme isteğinden başka bir şey düşünmeyen ve sahip olduklarını kaybetme korkusu Allah (c.c.) korkusundan çok olan kişiler riyakar olurlar.
Bir insan dünya hayatının peşine körkütük düşer, Allah’ın (c.c.) rızasını ve emirlerini ikinci plana atarak yaşarsa, yatıklarını Allah (c.c.) için değil de kullar için yaparsa o kişi bu davranış ve seçimlerinden dolayı riyakardır.

Riyakar insanın içi dışı birbirinden farklıdır. Riyakarların kalbi ile dili çatışır, ruhu ile maddesi ayrışır.

İnsan Riyadan Nasıl Uzak Durur?

Eğer ki kul kendisini iman, ihlas ve ihsan ile örmüşse, yaşam gayesinin temeline Allah (c.c.) rızasını koymuşsa, yaptıklarını beklenti içinde değil de Allah (c.c.) rızası kazanmak için yapıyor, pazarlık etmeden yaşıyorsa riyadan uzaktır.
Hayatını salih ve de sadık insanlarla geçirmeye gayret eden, etrafında Allah (c.c.) rızasını gözeten, Allah (c.c.) korkusu olan, Kur’an’ı ve emrettiklerini bilen insanlar barındıran kişiler riyadan uzak dururlar.

Riyadan uzak durmak isteyen kullar, bilinçlerini vicdan ve kalperi ile işletmeye, dua ve iltica ile Müslüman gibi yaşamaya gayret ederse riyadan uzak kalır.


Bir önceki yazımızda Kureyş Suresinin Okunuşu, Meali ve Faziletlerini sizler için derledik.

İlgili diğer yazılardan bazıları;
Namazda Riya
Şirk Nedir? Gizli Şirk Nasıl Yapılır?
Münafıklık Alâmetleri Nelerdir?
Kur’an’da Helaller ve Haramlar!
İslâmiyet’te Cimrilik
Kur’an’da Haset ve Kıskançlık
Murâkabe Neden Hayatımızın Temelinde Olmalı?
İman Artıp Eksilir Mi?
Kur’an-ı Kerim’de “Ahlâk”
Mescid-i Aksa Hakkında Merak Edilenler!
Dinden Dönme – İrtidat
En’âm Suresinin Okunuşu, Meali ve Faziletleri
“Mescitler Allah’ındır”

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.